Kayra'nın Kinyas'ı

  • Konbuyu başlatan Anaksarate
  • Başlangıç tarihi
A

Anaksarate

Guest
Benim adım Kinyas. Gün ağrıyor. Başım ağrıyor. İsmimi kendime ben verdim. Bitmeyen bir öfke ve bitmeyen bir mutsuzluğun hikayesi. Bütün insanlara kızgınım, yaşadıkları için. Hayattan midem bulanıyor.. Ateşle oynarım. Yeterince benzin ve karşımda oturan adamın ceketinin iç cebindeki çakmakla dünyayı yakabilirim..Şiir yazdım. Tam üç tane. Birini rendeleyip makarna sosuma kattım. Diğerini yakıp, küllerini kum saatine koydum. Biraz zaman kazandım böylece. Sonuncusunu ise şimdi yazdım. İşte geliyor :

Sözlerimin sonunu duymadığın zaman
Cümlelerimin sonunu duymadığın zaman
Değiştiriyorum son kelimelerimi
Değiştiriyorum sonumu.

Kendimi ölümsüz olarak görüyorum. Mekan ve zamandan kopalı yıllar oluyor.. Benim adım Kaygusuz Abdal. Tanrı'dan vazgeçtim. Ölmekten vazgeçtim. Çünkü ölürsem ve eğer yukarıda beni, ödül ve ceza sisteminin bekçileri bekliyorsa, çok büyük kavgalar etmem gerekecekti. Ölmek istemiyorum. Çünkü Tanrıyı' da öldürürüm diye korkuyorum. Ve böyle bir vefata, benim dışımda kimse dayanamaz.

Platon' un Mağara İstiaresi'ne karşılık, ben de Kuyu İstiaresi'ni yazdım. Doğdukları andan itibaren düşen insanların, yanlarından hızla geçen fırsatlara ve başka insanlara tutunup tırmanmalarını ve bunu sadece doğdukları andaki yüksekliklerine erişebilmek işin yaptıklarını anlattım. Ancak ellerini ağızlarına sokup, parmaklarını ısırıp, hiçbir şeye tutunmamaya kararlı olanları da anlattım. Ve sordum,

Tanrı'nın yukarıda mı, yoksa aşağıda mı olduğunu ?

Eskiden poker oynardım. Şimdi de, Tanrı'nın aşağıda, kuyunun dibinde olduğuna oynuyorum. Hayatım masada, birkaç oyun fişiyle...