?اللّٰه?Tasavvufî Menkîbeler

  • Konbuyu başlatan DAİMON
  • Başlangıç tarihi
  • 269
D

DAİMON

Guest
Padişahlardan biri, zahidin - Hakk’ın dışındaki her şeyi terkeden- birisine sorar:
— Bir ihtiyacın var mı?

( Zâhid büyük bir vakarla cevap verir: )
— Senden ihtiyacımı nasıl talep ederim?
Zira benim mülküm seninkinden daha büyüktür!

(Padişah şaşkındır.) Sorar:
— Nasıl olur?

(Zâhid cevap verir: )
— Senin kölesi olduğun şey benim kölemdir.

(Padişahın şaşkınlığı bir kat daha artmıştır.) Tekrar sorar:
— Bu nasıl olur?

(Zâhidin cevabı gecikmez.) Der ki:
— Sen şehvetin, öfkenin, midenin kölesisin. Oysa ben, tüm bunları mülk edinmişim; hepsi de benim kölemdir!”



İmam Gazali-İhyâu Ulumi’d-Dîn, 4/97.
 
D

DAİMON

Guest
Behlûl'den Hikemî Bir Fıkra...


Bir gün Hârûn Reşîd'in sarayına varır. Kendisi hareme gitmiş olduğundan tahtını boş bulur ve o anda hâlî (boş) bulunup Hârûn'un makâmına çıkar¸ tahtına oturur. Hâdimler halîfenin yerinde Behlûl'ü görünce şaşkınlıkla hemen yakalayıp şiddetle döğmeye koyulurlar. Behlûl feryâd ederek ağlamaya başlar. Bunun feryâdını içeriden işiden Hârûn koşarak gelir¸ ellerinden alır.
"Yoksa çok mu döğdüler? Fazla ağlıyorsun."
demesine cevâben¸
"Yok¸ senin için ağlıyorum. Bir dakîka bir kere oturdum bu kadar dayak yedim¸ Allah muînin(yardımcın) olsun." cevabını verir.
 
  • Like
Tepkiler: Syka
D

DAİMON

Guest
Vaktiyle bir derviş berbere gidip:
- Vur usturayı berber efendi, der.
Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar ve diğer tarafa usturayı vuracakken, mahallenin kabadayısı içeri girer.
Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış tarafına sert bir tokat atarak:
- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye bağırır.
‘Dövene elsiz, sövene dilsiz’ olan, halktan gelen her şeyin Hak’tan geldiğine inanan derviş, sabreder. Fakat kabadayının tıraş esnasında da dili durmaz, sürekli alay eder derviş ile: 'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, kontrolden çıkan bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelerek kabadayıyı altına alıp sürükler. Kabadayı oracıkta feci şekilde can verir. Berber dervişe bakar, sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş düşünceli bir şekilde cevap verir:
- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, kabağın da bir sahibi var!
 
  • Like
Tepkiler: Syka

Dennis

Büyücü
26 Nis 2020
2,151
5,314
113
Tasavvuf mu tarikat mi deseler tasavvuf derim.
Tasavvufta ilk günden beri Quantum var çünkü.
 
  • Like
Tepkiler: Elysion
D

DAİMON

Guest
Tasavvuf mu tarikat mi deseler tasavvuf derim.
Tasavvufta ilk günden beri Quantum var çünkü.
Quantum u açıklayabilir misin?

Kelimenin tam olarak neyi izah ettiğini ve senin neye karşılık söylediğini anlamadım ondan.

Ve ikisi birbirinden gayrı değil. Tasavvuf manevi yaşantının teorik yönünü izah eden çatı bir kelimedir. Tarikatlar ise bütün maneviyata dair edindiğimiz bilgilere, amelen dahil olmayı talep etmek demektir. Yani bil-fiil tasavvufa dair öğrendiklerini yaşamak isteyenlerin dahil oldugu İslami fırkalar bütününe verilen bir addır.

Bundan evvelki diyanet işleri başkan yardımcısı ve eski İstanbul müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz dan tasavvuf a giriş videosu paylaşıyorm. Faydalı olur. Hoca alanında yetkin ve muteber bir kimsedir. Sıkıcı bir üslubu yok. Akıcı ve yalın...
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
  • Like
Tepkiler: Syka
D

DAİMON

Guest
Bir kâfilede bulunan insanlar, Ebü'l-Hasan Harkânî hazretlerinin huzûruna gelip; "Yollar korkuludur. Bize bir duâ öğretiniz." diye istirhâm edince; buyurdu ki: "O zaman, Ebü'l-Hasan'ı hatırınıza getiriniz!" Bu söz, gelenlerin hoşlarına gitmedi. Yolda eşkıyâ, önlerine çıktı. Hepsinin mal ve metâlarını aldı. Yalnız, Ebü'l-Hasan-ı Harkânî hazretlerini hatırlayan bir kimsenin malına zarar gelmedi. Bu hâle arkadaşları şaşıp, sebebini sorduklarında; "Ebü'l-Hasan-ı Harkânî'yi hatırladım ve kurtuldum." cevâbını aldılar. Gelip durumu Ebü'l-Hasan hazretlerine anlattılar. Ve; "Biz Allah'tan yardım istedik, eşkıyâlar bizi soydu. Fakat seni hatırlayıp, senden yardım isteyen şu arkadaş kurtuldu. Bunun hikmeti nedir?" diye sordular. "O arkadaşınızı kurtaran, Allahü teâlâdır. Günahkâr ağızdan çıkan duâyı cenâb-ı Hak kabûl etmez. Bunun için siz Allah'a yalvardığınız zaman duânız kabûl olmadı. Bu arkadaşınız beni hatırlayıp imdât isteyince, ben de Rabbime duâ ettim; "Yâ Rabbî! Şu kulunu içinde bulunduğu belâdan kurtar." dedim. Rabbim benim duâmı kabûl ettiği için, o arkadaşınız kurtuldu. Mesele bundan ibârettir." buyurdu.
 
D

DAİMON

Guest
"Kırkayak mutlu ve sakindi,
Ta ki karşısına bir kurbağa çıkıp
Şakayla karışık, söyle bakalım
Hangi ayak hangisini takip eder
Diye soruncaya kadar.
Bu kırkayağın kafasını
Öyle bir karıştırdı ki
Dikkati dağıldı zavallının
Ve bir hendeğe yuvarlanıverdi
Nasıl yürüyeceğini düşünerek."

– Lao Tzu – M.Ö. 400

Demem o ki boşuna hayatınızı planlamaya uğraşmayın başaramazsınız.Hayatın işleyişine kafa yorup müdahale etmeye çalışırsanız,hendeğe yuvarlanırsınız.Hayat sizin planlarınızla yürüyecek bir süreç değil. Ne geçmiş ne de geleceği kontrol edebilirsiniz. ’An’ da kalırsanız yani sadece şu ‘anı’ yaşarsanız ‘yürümeye’ devam edebilirsiniz.
 
  • Like
Tepkiler: Syka ve Dennis
Adblok Algılandı

Lütfen devam etmeden önce adblock/reklam engelleyici uygulamanızı devre dışı bırakın.

Sitemizin yazılım/donanım/servis sağlayıcı giderleri reklam gösterimleri ile karşılanmaktadır.

AdBlock'u Devre Dışı Bıraktım    Hayır Teşekkürler